

Popüler aksiyon korku oyunu PlayStation 3’e geldi.
Doğaüstü temaya sahip olan bu birinci-şahıs oyunu Halka başta olmak üzere çeşitli filmlerden esinlenilen korku öğeleri ile bezenmiş bir savaş ortamı sunuyor.
Doğaüstü güçlerle uğraşan bir nevi Delta Force diyebileceğimiz elit askeri birim F.E.A.R. takımının isimsiz bir üyesini oynuyorsunuz. Bir Amerikan kenti olan Auburn’da, Paxton Kettel ismindeki birinin insanları öldürmeye ve cesetlerini yemeye başlamasıyla size de iş çıkıyor. Oh, elbette ona yardımcı olan silahlarla donatılmış ordusunu da unutmamak lazım. Polis, ordu ve Delta Force bile onu durdurmayı başaramamış, şimdi ise deneme sırası sizin ekibinizde.
F.E.A.R. içerdiği korku ve aksiyonla ilgili olarak oldukça isabetli isimlendirilmiş.
Emrinizde birçok yüksek teknoloji ürünü silah bulunuyor, bunların arasında tabanca ve makineli tüfekler (bunları her iki elinizde de bir tane olacak şekilde taşıyabiliyorsunuz), pompalı tüfekler, saldırı tüfekleri ve hatta partikül ışını silahı gibi egzotik silahlar da bulunuyor. Ayrıca elinizdeki silahı yakın dövüş için de kullanabiliyor, buna ek olarak tekme ve yumruklarınızı da işin içine katabiliyorsunuz. Buna ek olarak kısa süre için insanüstü hızlarda hareket etmenizi sağlayan geliştirilmiş refleksleriniz mevcut. Bunlar özellikle mermi-zamanı modunda çok etkili oluyor; kötü adamlarla dolu bir odaya giriyor, refleks güçlerinizi çalıştırıyor ve mermilerinden rahatça sıyrılırken hepsini tek tek indiriyorsunuz.
F.E.A.R.’in en önemli özelliklerinden biri olan yoğun çatışmaları PlayStation 3 versiyonunda da aynen korunmuş. Oyunda silahlardan çıkan dumanlardan, havaya karışan tozlara, hurda parçalarına kadar oldukça güçlü partikül efektleri bulunuyor. Ortamdaki birçok obje darbe aldıklarında buna tepki veriyorlar, mermiler duvarlarda delik açıyor. Daha da etkileyici olan ise oyundaki yapay zekanın çalışma biçimi. Düşmanlar sürekli olarak düşünüyor ve hareket ediyorlar. Biri size ateş ettikten sonra arkasındaki odalara kaçabiliyor ve bu sırada sizi meşgul etmek için ateş altında tutabiliyor. Diğerleri ise bu sırada yanlardan saldırabiliyor ve sizi yerinizden çıkarmak için el bombaları atabiliyorlar.
F.E.A.R.’de karşılaşacaklarınız yalnızca silahlarla donatılmış klonlar değil elbette. Oyun boyunca sizi korkutmak için tasarlanmış doğaüstü fenomenlerle karşılaşacaksınız. Bazı objeler onlara yaklaştığınızda ses çıkarmaya başlayacak, garip ve rahatsız edici görüntülerle karşılaşacaksınız, ayrıca elbiseli bir küçük kızın bir anda ortaya çıkma ve etrafındakiler dumanı tüten iskeletlere dönüştürme alışkanlığı var. Neler olup bittiğini anlamak için oyunda bulunan ipuçlarını takip etmelisiniz. Bunları ofisinize bırakılmış sesli mesajlardan veya etraftaki masaüstü ve dizüstü bilgisayarlara giriş yaparak toplayabilirsiniz.
İlk bölümler oldukça endüstriyel esintiler taşıyorlar, oyun ortamları ofis kulesine ve diğer bölgelere kaymadan önce depolarda ve su arıtma tesislerinde dolaşıyorsunuz. Aksiyon çoğunlukla akşam karanlığında geçiyor ama neyse ki karanlık bölgelerde dolaşırken yanınızda bir el feneri bulunuyor. Ancak bu el feneri de birinci-şahıs oyunlarının o ilginç kuralından nasibini almış. Muhtemelen F.E.A.R. evrenindeki hiç kimse Duracell veya Energizer isimlerini duymamış, bu yüzden el feneriniz kapanmadan ve şarjını beklemeden önce ancak 20 – 30 saniye açık kalabiliyor.